serendip ya da hasbel kader mutluluk

serendip ya da hasbel kader mutluluk
robert moss etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
robert moss etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Ocak 2016 Çarşamba

Ali Dayı atımı getir, geçmişe dönüyoruz!




Dört ya da beş yaşındayım. Yeni bir eve taşınıyoruz. Evimiz eski evle aynı semtte ama başka bir mahallede. Bütün eşyalarımız yeni eve getiriliyor. Bir tek benim sallanan atım yok içlerinde. Soruyorum atım nerede? Ali Dayı getirecek diyor annem. Ali Dayı eski apartmanımızın görevlisinin adı, neden dayı diyoruz adama bilmiyorum. Ali Dayı atımı getirmiyor. Günler geçiyor. Pencereye yapışmış bekliyorum. Sokaktan geçen herkese dikkatle bakıyorum. Haftalar geçiyor. Anne atım nerede? Ali Dayı getirecek. Ali Dayı gelmiyor. Ben pencerede, at yok, Ali Dayı yok. Zamanla zihnim oyunlar oynamaya başlıyor bana, Ali Dayı elinde atımla sokakta beliriyor, kayboluyor sonra. Aylar geçiyor... Unutacağıma gittikçe daha büyük bir tutkuyla hayal ediyorum tahta atımın detaylarını, Ali Dayı'nın kafasından çıkarmadığı kasketiyle yüzünün kıvrımlarını, gözünün çevresindeki derin kırışıkları, ağzının kenarında tuttuğu sigarasını aklıma kazıyorum ki görünce tanıyayım onu. Gelecekler, bekliyorum. Hiç usanmadan hayal kuruyorum.

Bu yazının devamında hayal gücüm ve tutkuyla istemeye devam ederek o ata nasıl kavuştuğumu anlatacağımı sanıyorsanız, maalesef yanılıyorsunuz. Ali Dayı da tahta atım da hiçbir zaman gelmedi. Ama ben o taşınmanın üstünden 33 yıl geçtikten sonra o cama yapışmış kız çocuğuyla tekrar burun buruna geldim.


''Bir hayal mekanı var ve tamamen gerçek.''

Robert Moss'un Rüyalar Tesadüfler Hayaller kitabının 9. bölümünün adı Hayal Etme Eylemi.
Yazar görüntülerin gerçeklik deneyimimizi ürettiğini ve yapılandırdığını söylüyor. Görüntülerin oynadığı rolün ve etkileşimlerimizi belirleyen imajları seçme, atma ve dönüştürme yeteneğimizin farkında olup olmadığımıza bağlı olarak, hayatlarımızın daha fazla veya daha az gerçek olabileceğini iddia ediyor.

Diyor ki Moss: ''Hayatlarımızdaki en büyük kriz, hayal krizidir. Bir yerde takılıp kalırız ve kendimizi bir kısır döngüye kaptırırız çünkü hayalimizde durumumuzu yeniden yaratmayı reddederiz. Bir dizi negatif veya sınırlandırıcı görüntüyle yaşarız ve bunlara gerçeklik deriz. Çünkü kendimizi geçmişin belirli bir versiyonuna veya çok yönlü bir halüsinasyona mahkum ederiz. Geçmişteki ya da şu andaki durumumuzu bırakıp, olmak istediğimize yönelmeye cesaret edemeyiz ve bildiğimize, tanıdığımıza tutunmayı tercih ederiz.''




Kitabın devamında engellerimizi imgelemeyle nasıl aşabileceğimizi örneklerle anlatıyor yazar.  Gizli sabotörleri saklandıkları karanlıklardan çıkarmak için kendimizi nasıl tarayabileceğimize dair de basit bir yöntem öneriyor:

   Hayatınızdaki bir sorunu veya bir zorluğu tanımlayın.

   Sessiz bir yer ve zaman seçin, gözlerinizi kapatın ve bedeninizde konuyu en güçlü şekilde hisseden yere odaklanın.

   Şimdi o zorluğun bir görüntüsünün size görünmesini isteyin.

   Görüntüyü gördüğünüz zaman bilinçli bir şekilde üzerinde çalışıp onu değiştirip değiştiremediğinize bakın.

Son maddede görüntü üzerinde çalışmak derken kastettiği, örneğin görüntü arapsaçına dönmüş bir yumaksa onu çözmek ve ihtiyaç durumunda kullanılabilecek bir halata dönüştürmek...